kuru toprak deyip geçme, birinde boş ve manasız görünen, diğerinde o topraklara ekilen sevgi ve muhabbet tohumlarıyla yetişen gül bahçelerini, koyu yeşil ağaçları engin yeşillikleri, dolayısı ile filizlenen cenneti görebilir..
zira Mevlana derki "susuzlar suyu arar,su ise susuzları arar şu alemde..."
benim için tek başına "su" olmak sanıldığı gibi gerçekten pek bişi ifade etmiyor.
denizler mürekkep, arz üzerinde ağaçların tamamı kalem olup sonsuzluğu resmedebilmekde tek başına bişi ifade etmeyebiliyor..
bazan Kadıköy'e iniyorum bir çay bahçesine oturuyorum, bir çay söylüyorum ardından bir sigara.. aldığım bir nefes duman, denizin enginliği ve martıların çığlığı eşliğinde gönlümü alıp taa cennetlere götürüyor..
ne varki, güneşin ışığını yine kendine yansıtacak bir ay (ayna) olmadıkdan sonra ummanlarım boşluğa savrulup gidiyor..

like= susuzlar suyu arar,su ise susuzları arar şu alemde..." ellerine sağlık..' *
YanıtlaSil